6 STRATEJİYLE BELİRSİZ KOŞULLAR ve MOTİVASYON DÜŞÜKLÜĞÜNDE İŞİNİ YARATICILIKLA YÜRÜT


Mıy mıy hissetmek? Endişe ve korku patlaması? Odaklanamama?


Bu hepimizin başına geliyor. Ama çözüm için yaratıcılık şart. Yaratıcılıksa öyle “hissi gelsin de ilerleyeyim” gibi bir şey değil.


Peki ne yapmalı?


Bu blog postumda öğreneceğin 6 stratejiyle hayallerini ve işini dış şartların merhametinden (kurban olmaktan) kurtaracaksın!





1. Strateji: Hayatını amatörce değil, profesyonelce yaşa


Hayallerinin hayatını yaratırken çözümü bulmak ve destek olmak için ilk adım şu:


“Bugün böyle hissetmiyorum, içimden bunu yapmak gelmiyor,” zihinsel ertelemelerinin hepsini geride bırakmak. Kendine, işine ve hayallerine verdiğin sözleri yapmaya devam etmek.


Burada "hissettiklerini önemseme" demiyorum.


Bu kendine yapabileceğin en acımasızca şey. Çünkü hislerin senin bir parçan. Sezgilerin ve zihinsel ertelemenin (ego) arasında büyük fark var.

İyi hissettiğin için devam etme. Yarın olduğu için devam et. Yeni gün her zaman yepyeni güzelliklerle dolu.


Bu da hayallerinin hayatını yaratmaya devam etmek için yeterli bir sebep.


Bırak dirençleri geride. Sen ilk adımı at. Ve gitgide zihnindeki o erteleme konuşmalarının sesi azalacak.


Aynı pazarlama gurusu Seth Godin'in dediği gibi;


“Sevdiğini yapmak amatörler için. Yaptığını sevmek profesyoneller için.”

Benden bir hikaye:


Küçücük 7 yaşında bir kızdım. Okulumda seçmeli ders olarak bale vardı. Bu dansı ilk gördüğümde hemen balerin olmak istemiştim. Yani meslek olarak

yapmak. Kendimi parmaklarımın ucunda dans ederken hayal ettiğimde kalbim küt küt heyecanla atıyordu.


O zamanlar tutkunu takip etmek, seveceğin işi bulmak o kadar önemli

değildi. Önemli olan sabit, güzel gelir getiren, çevrenin onay vereceği bir işinin olmasıydı. Bu yüzden ailem "hayır" demişti. Kalbim muazzam kırılmıştı.


Hemen diğer tutkum resme odaklanmıştım. Arkadaşlarımın etkisiz eleman olarak gördüğü resim dersi benim için matematik kadar yüksek krediliydi. Pastel boyalarımın kokusuna bayılıyordum. Evimde ünlü ressamların tablolarının basılı olduğu bir ansiklopedi vardı. En büyük keyfim hepsini teker teker bakarak çizmekti. Boyamaktı.


Ve yine aynı şey oldu. Ailemden gelen cevap: “Hayır, daha garanti bir iş seçmelisin."


Bu arada internetten önceki zamanlardan bahsediyorum. Meydan Larousse adlı ansiklopedi Google’ımızdı. "İstediğim her şeyi gerçekleştirme gücüm olduğu" bilgisinden bir haberdim. Hiç araştırmamıştım.


Sonuçta kariyerim çok farklı alanda gelişti. Kimyager oldum. İlaç sektöründe analistlik yaptım. Marka ve pazarlama yöneticisi olarak çalıştım. Ama hepsini çok sevdim. Her işimde keyifle çalıştım ve ürettim.


Çünkü işim kendime verdiğim sözdü. İşim benim markamdı. Patron ben olmasam da durum böyleydi. Çünkü ona tüm özenimi ve bilgimi aktaracağımın, çalışkan olacağımın sözünü daha en başından vermiştim.


İyi ki böyle olmuş. Çünkü şunları öğrendim:


Sevdiğin şeyleri işe dönüştürmek, onları anlamlı bulmak ve çevrene katkıda bulunmak harika. Ama bundan daha kolayı var. Çünkü her zaman şartlar istediğin gibi gitmeyebilir. Ama yaptığını sevme ve ona anlam katma kapasiteni elinden kimse alamaz.
Yaratıcılık bir his değil, bir eylemdir. Pratik ettikçe artar ve güçlenir. İşinse "bugün nasıl hissettiğinin merhametine" bırakılmayacak kadar değerli.


2. Strateji: “Peki ya şu olursa?” yı, “Ama” yı “Ve” ile değiştir


Peki ya Covid artarsa? Peki ya kronik bir hastalığa yakalanırsam? Peki ya yönetmelikler değişirse?


Evet her zaman zorluk var. Hayal kırıklığı ya da travmatik bir durum her an olabilir. Haksızlık olabilir. Hata yapabilirsin.


Mesela global pandemi de bunu hepimiz beraber yaşadık. Ve herkes böyleyken beyaz mendili atıp “bırakıyorum, benden bu kadar” demek son derece olasıydı. Çünkü bahaneler evrensel olarak kabul görüyordu. Ama ne olursa olsun elimizde bir fırsat var.


Roz Zander ın dediği gibi, “ama” yı “ve” ile değiştirme fırsatı kendi elimizde.

Evet dünya alt üst oldu, yarın ne olacağı belli değil ve ben hala birisi için güzel bir şeyler yapabilirim. Ve ışık tutabilirim. Ve hayatını kolaylaştırabilirim. Ve çözümün bir parçası olabilirim.


Diyelim kitabını yazıyorsun. Ve 3 ay içinde yayın evine 2 bölümünü teslim etmen gerek. Her gün her şey tam gaz mı gidecek? Hayır. Bir gün hava kötü olacak. Bir gün karnın ağrıyacak. Bir gün en sevdiğin film Netflix e çıkmış olacak. Bir gün evini temizlemen gerecek.


Ama ne olursa olsun ortaya çıkıp elinden gelenin en iyisini yapman fark yaratacak.


Evet belki her zaman süper yüksek kaliteli olmayabilir. Ama süreklilik var mı? Var. Öyleyse değişim ve çözüm de var.


Yarın yine üretmek için hazır ol. Yarın süper hissettiğin için değil. Yarın özel birşey olduğu için değil. Yalnızca yarın olduğu için hazır ol ve devam et.



3.Strateji: Tuzakları Fark Etmek


  1. Bir sonuca ulaşmak için çalışmak.

  2. En sonunda elde edeceklerine bağımlanmak.


İşte bunlar önüne kesin çıkacak tuzaklar.


Tuzağa yakalanmanın ilk durağı kopyalamak oluyor. Yani bir şey başkasında işe yaradıysa hemen onu kendimize yapıştırmak. Örneğin;

  • Ayşe işinde bu kampanyayı yapmış çok işine yaramış, ben de yapayım.

  • Şu eğitimi alırsam kesin Engin gibi CEO gibi olurum. Çünkü o da bu eğitimi almış.

Evet sende de işe yarayabilir. Ama yaramayabilir de. Kendine şu soruyu sor:


Hedeflerine kendi özgünlüğünü çıkartacak şekilde ilerlesen sana bu yolda neler eşlik ederdi?


Çalışmak, üretmek eylemleri sonuca ulaşmak için değil yapmaya değer olduğu için yapılmalı. Çünkü birisinin hayatına dokunma ihtimali her zaman harekete geçmek için değer.


4. Strateji: Kendine Güven Tanımını Değiştirmek


Kendine güven gerçekleştireceğine, olacağına, işleyeceğine güvenmek. Ama bunun hiçbir kesinliği olamaz. Çünkü pek çok dış etken var. Ve onları kontrol edemezsin.


Asıl kendine güven ise şu tutumda olmak; “Evet işlemeyebilir. Ama bir sonraki sefer daha iyisini yaparım.”

5.Strateji: Çevrene Cömert Ol


Cömert olmak sürekli ücretsiz ürün/hizmet vermek ya da önüne gelen her şeye evet demek değil. Cömertlik birisi için bir şeyi daha iyi yapmak amacıyla hem duygusal hem de fiziksel efor harcamaktır.


Örneğin yarının blog yazısını yazmak için erkek arkadaşımla görüşmediğimde, ona bencillik yapıyorum. Ama çevreme bu bilgileri paylaşmayı seçtiğim için aslında cömertlik yapıyorum. Haftasonu erkek arkadaşıma vakit ayırmak için whatsapp mesajlarıma ve aramalarıma dönmediğimde arkadaşlarıma ve müşterilerime bencillik yapıyorum ama kendi ilişkime cömertçe davranıyorum.


Günün sonunda seçim senin.


Karar vermekte zorlanıyorsan kendine şu soruyu sor: Birisi bundan faydalanacak mı? Birisi bir sonraki seviyesine geçmek için ilham alacak mı?

Çünkü para, ün, alkışlar için masanın başına geçip çalışmanın şundan bir farkı yok:


Boğulan kişiyi kurtarmak için havuza atlayan cankurtaranın çıkınca fotoğraflarda güzel görüneyim diye önce saç spreyini sıkması ve dudak parlatıcısını sürmesi.


Yaptıklarını kahramanlık için değil, zenginlik için değil, ihtiyaç olana vermek için yap.


Onay toplama yarışına katılırsan kaybedersin, ama katkı yapma yarışına girersen hep kazanırsın.

6. Strateji: O Anki En İyi Performansını Göster


Ameliyat olurken doktorunun evinde karısıyla ettiği kavganın sinirini işine yansıtmasını istemezsin. Yani hislerinin işini etkilemesini. Bilimsel gerçeklere göre ameliyatını yapmasını istersin. En iyi performansını göstermesini beklersin.


Dolayısıyla özgün veya değil. İşin, yapacakların için hazırda bulun. Yalnızca o günkü en iyi performansını üretmek için bulun.


Evet bazı ürettiklerin ortalamanın yukarısında bazıları da altında olacak. Ama hiç önemli değil. Üretmeye devam.


Yürüdüğün yol herkes için uygun olmayabilir. Olmayacak da zaten. Bu son derece normal.


Ne kadar özgün olursan ol yaptığın beğenilmeyebilir. Mesela Miles Davis'in 50 plağının 30’u kötü olarak değerlendiriliyor.


Empati kur. Dünyanın en iyi makarna ustası olsan da müşterinin gluten hassasiyeti varsa o harika lezzetli makarnanı yiyemez. Onlara odaklanıp kendini yetersiz görmek kendine yapabileceğin en saçma şey. Sorunu anla ve onlara göre bir şey üret.


Her neyi yapmaya elin gitmiyorsa. Bu konuda blokajım var diye kendi önüne limitler koyuyorsan şunu düşün, diş fırçalama modumda değilim der misin? Hayır yalnızca sabah kalktığında fırçalarsın. Sebebi yoktur. Yeni güne başlarken bunu yaparsın.


İşte bu tarz blokajlar yalnızca hata yapma ya da yeteri kadar iyi olmama korkusu. Ama kendine güvenin yeni tutumunu benimsediğinde rahatlıkla ilerleyebileceksin.



Biliyorsun bu stratejileri ancak pratikle özümseyebilirsin. Güzel haber ise şu: 23 Kasım haftası, yani önümüzdeki hafta Kendi Online İşini Sıfır Maliyetle Kurmanın En Basit Sırrı adlı masterclass eğitimim var. Ve tamamen ücretsiz.


Kendi işin olsun, ne yapacağını bil bilme, yeni modern iş ve yaşam düzenlerini hayatında pratiğe dönüştürmek her açıdan sana karlılık katacak. Belki de hayatını değiştirecek bir fırsat için ilham edineceksin.


Biliyorum zamanın çok değerli. Bu 90 dk söz veriyorum sana çok şey katacak. Çünkü önceden katılanlar yani bu bilgilerin yalnızca bir bölümünü öğrenenler muazzam değişimler yaşadı. Onlara sen de dahil olmayı hak ediyorsun. Detaylı bilgiyi aşağıdaki görsele tıklayarak edinebilirsin.



Eğitim detayları ve kayıt için lütfen buraya tıkla.



Evet şimdi senden duyma ve paylaştıklarınla da başkalarına ilham olma zamanı. Hadi yaz bana, motivasyon eksikliği çekiyor musun? Sende nasıl blokajlar var? Blokajları çözmek için neler yapıyorsun? Bu stratejilkere ekleyeceğin var mı?

Ve eğer bu blog postum sana ilham olduysa yukarıdaki ve aşağıdaki işaretine tıklayarak başkalarıyla da lütfen paylaş ve onların da destek ol.

Ve bir sonraki bölüme kadar motive, odaklı ve kendi hayallerini yaratma gücüne inancın tam kal.



Haftaya görüşmek üzere!


🧡

Tuğçe