HEDEFLERE İLERLERKEN AYAĞA TAKILABİLECEK 3 TUZAK

En son güncellendiği tarih: May 10


Hepimizin hayalleri ve hedefleri var. Ve bunu kafamıza koyduysak çok çalışıyoruz. Bazen sanki durursak, sanki biraz kendimize izin verirsek o isteklerimiz birden kaçacak, önümüzdeki fırsatı göremeyecekmişiz, kaybedecekmişiz gibi hissedebiliyoruz. Bunu kendimizi kaptırırsak gelecekte ne olacak diye endişelenmek de ana titreşimimiz haline dönüşebiliyor. Kendimizi garantiye almak istiyoruz. Ve bazen bunun için kalbimizden asıl geçen tutkularımızdan vaz geçebiliyoruz.


Bu durum size tanıdık geliyorsa önce kendimizde bir bakalım. Bir kere ciddi hırslısınız. Ve sanki nerede olduğunuzu kabul edip bundan tatmin olmaya başlarsanız momentum kaybedeceksiniz. Bunda da haklısınız. Bence hiç kimse zaten bulunduğu yeri kabullenmemeli.


Demek istediğim KABULLENMEK. Kabullenmenin bana göre açılımı: “evet buradayım, ve buradan çıkış yok, her türlü hayalimden hedefimden vaz geçeyim. Bu hayata neden geldim ki… Adeta başarısızlık hikayesiyim.”


İşte bu içindeki gücü, hikayeni baştan yazabileceğini reddetmek. Ama kendi değiştirme gücünü onurlandırmamak. Kendine olduğun değeri vermemek.


Ama kabul etmek bundan çok farklı. Kabul etmek deneyimlediğin durumun net tespitini cesurca, kendinle barışık bir şekilde ortaya koymak. Nerede olduğunu bilmezsen dümenini istediğin yöne asla yönlendiremezsin. “Evet şuan buradayım, deneyimlediğim durumun şöyle güzellikleri var ve niyetimde buraya ulaşmak var. Bunun için odağımı ayarlayacağım, her gün üzerime düşenleri yapacağım. Zaten gerisi evrenden bana yaptığım bu varoluş seçimi doğrultusunda akacaktır,” bakış açısını aktive etmek demek.

Yani durumunuz ister bir şeylere yeni başlıyor olun, isterseniz uzun süredir hedeflediğiniz konu üzerinde çalışıyor olun. Kabullenmeyin. Durumunuzu KABUL EDİN. Ve bir üst versiyonunuzu, daha geniş olasılıkları dört gözle beklemeye ve bunlar için heyecan duymaya devam edin.


Biz hayatımızda anlamlı ve bizi geliştiren bir şey yapmıyorsak hepimiz çoğunlukla tutkumuzu kaybediyoruz. Ama burada hayatımda X yok ve heyecanım, tutkum yok demek, yine hissedeceklerinizi dışarıya odaklamak. Ve buna devam edersek içsel bağlantımızı kaybedip, kim olduğumuzu hatırlamayıp, hayatın akışıyla savrulma noktasına dahi gelebiliriz.


Buradaki farkın üzerini tekrardan çizmek istiyorum. Yaptıklarımıza, hayatımıza, sahip olduklarımıza karşı %1000 şükran dolu olabiliriz. Aynı zamanda hayatın keyfini çıkarıp, bir sonraki seviyemizdeki lezzetli tatlıları düşündüğümüzde ağzımızın suyu akabilir ve bunları düşünebiliriz.


Bir de hiçbir şeyin garantisinin olmadığını düşündüğümüz ve kutumuzun dışına çıkmaya cesaret edemediğimiz durum var. İşte bu alanda evrene güvenimiz sıfırın altında -5000

Peki size soruyorum. Siz size güvenmeyen birinin yanında rahat ve mutlu hisseder misiniz? Sürekli her yaptığınızı kontrol ediyor, bakıyor. İşte evrene bu alanda rahat olmayan bir enerji yayıyorsunuz. Dolayısıyla da hayatınıza rahat hissetmenize yardımcı olmayan şeyler girer.


Her gün ama her gün müzikten sağlık sektörüne kadar pek çok şirkette departmanlar kapanıyor, işler iflas ediyor, çalışanlar işten çıkarılıyor. Ama sonunda olan şu. Kişiler tekrardan işe başlıyor. Değil mi?


Yani sonuç olarak beklediğiniz garanti yok hiçbir yerde yok. Ama şunun garantisi var, kendi gücünüze, yaratım sihrinizie ve odağınıza güvenirseniz hayatınıza girecek tüm güzelliklerin garantisi var.


Ve son olarak paraya değinmek istiyorum. Her zaman ama her zaman kazandığınızdan az harcayın. Bütçenizi yapın. Aldıklarınız aldığınız gün değer kaybediyor mu? Yoksa size değer mi kazandırıyor? Sizin daha çok para kazanmanıza, işinizi büyütmenize yardımcı mı oluyor? Odak paranıza değer vermekte, hesabını tutmakta, onu nasıl daha çok artırırım da olsun. Siz odağınızı ve elinizden gelen eylem adımlarını yaptıkça, zaten öyle bir enerji büyüteceksiniz ki evren size buna ait olan diğer fırsatları, olasılıkları tek tek gönderecek.


Ve bu videoda neler üzerinde durduk bir tekrar geçelim:

*Hiç birşeyin garantisi yoktur. Tek garanti kendi yaratım gücünüzdür.”

*Bulunduğunuz yeri kabullenmeyin ama kabul edin. Bir üst adımın tadını dört gözle bekleyin. Heyecanı ve şükranı aktive edin.

*Paranızla ilgili daha akıllı ve bilgili olun. Onu takip edin.


Veee hadi bu yazıyı beni tagleyerek sizin için en önemli şuanda odaklanacak şeyin ne olduğunu yazarak paylaşın. Ya da instagram hesabımda “tugcesabaz” postun altına da yazabilirsiniz. Çünkü her zaman en iyi sohbet orada oluyor.


Hadi hayat oyununun bir parçası olmaya devam edin. Çünkü dünya sizden gelen bu özel hediyeleri hak ediyor. Okuduğunuz ve izlediğiniz için çok teşekkürler ve bir sonraki bölümde görüşmek üzere, ben yine burada olacağım😊

3 görüntüleme